PARASIZ ZENGİN

Yine günlerden birinde, Nikaragua’da başıma gelen en güzel şeylerin ve en kötü şeylerin geldiği o güzel ülkedeyken, O sanırım “en kötüsünü” deneyimleyeceğim günün sabahında her şeyin normal olacağını sanmıştım. Neden farklı olsun ki. Her şey benim seçimlerimin sonucu değil miydi?

Ama öyle değilmiş.

Hiç tanımadığın aptalın teki de hayatındaki büyük şeyleri değiştirmeye gücü yetiyormuş. Bütün paranı çalmak gibi. Ve hepsini hacklemişti! Sadece 2 dolar vardı bankamda.

O paranın her kuruşunu kazanmak için her gün nasıl işe nefretle gittiğimi hatırlayıp, hayatta hiçbir kontrolümün olmadığını anladım.

Zor yoldan.

Ama geri dönmeyecektim. En azından bunu seçebilirdim.

Her neyse o zamanlar dilini bile bilmediğim bir ülkede, daha sonra Gucci (ex-bf) ile 5 parasız kalmıştım. Onun da parası 2 hafta önce çalınmıştı. Yani baya parasızdık.

Sonra tabi “aile” kavramının ne kadar önemli olduğunu anlayacağım bir konuşma yaptım teyzemle. O bana birazcık para gönderdi. Ancak ülkede bir festival olduğu için bütün resmi yerler kapalıydı. Yani 3 gün boyunca yiyecek paramız dahi yoktu.

 

Sonra Gucciyle birlikte hep gittiğimiz bir yer vardı. Ucuz local yemeklerinin yapıldığı arka sokaklarda bir yerlerde hiçbir turistin olmadığı o samimi yerler. Yani gerçek Nikaragua yerleri. Orada, ateşin üstünde büyük tencerelerde yemeğini pişiren, tatlı bir teyzenin yeri de vardı. Oraya gittik tabi hiç paramız yoktu. Ne olduğunu anlattıktan sonra teyze bize bir sürü yemek verip üstüne bir de fazladan paket yaptı. Sonradan yememiz için. Bunu kim yapar ki? Zaten zar zor para kazanıp bir de bedavadan yemek vermek… Beni o kadar mutlu etti ki o an kendimi çok zengin hissettim. Parasız zenginlik.

İşte bunu sizden kimse alamaz. Hiçbir aptalın teki de hackleyemez.

Tabiki de bu iyiliği unutmadım.

3 ay sonra geri dönebildim. Ve o teyzeye para vermek için oraya gittim. Ama orada yoktu, genç kızlar vardı. Sanırım akrabası veya kızları diye düşündüm. Parayı verdim ve bunu o teyzeye verirseniz çok memnun olurum demeye çalıştım azıcık İspanyolcamla. Sanırım anladılar ve anlayamadılar da neden bir turist kızın gelip onlara, çok zor kazandığı o parayı öylece veriyor diye…

Anlayamadılar ama gülümsediler. Ben de “Adios!” diyerek ayrıldım ve yine çok zengin hissettim.

Bu gezide öğrendiğim en büyük şey, ne yaparsanız yapın bütün iyiliklerin de kötülüklerin de size bir şekilde geri döndüğüydü.

Bir Cevap Yazın