GÜZEL TESADÜFLER

Bir gün, Meksika’nın bir yerinde, Adı Puerto Morelos olan güzel, küçük bir kasabadaydım.

Couchsurfing kullanarak evinde kaldığım Dear, o akşam 3 Şili’li kızın da geleceğini söyledi.

Daha fazla insan, daha fazla hikaye demektir.

Sonra, büyük sırt çantalı 3 gezgin kız geldi. Ben de onları bekliyordum. Dear, işe gitmişti. O da büyük Resortlarda bir dans grubunda davul çalıyordu.

Bu arada biraz Dear’dan bahsedeyim. Onu sadece bir satır arasında geçiştiremem;

Dear’la, otostop çektiğimiz arabadayken.

 

 

Gezginlere sürekli kapısını açan, harika bir insandır, Dear. Biz birbirimize Dear diyorduk. Sevgili anlamına gelir. Biz öyle değildik ama sevgi doluyduk o yüzden o kelimeyi ikimiz de hak ediyorduk. Doğum günlerimiz bile aynıdır. Özledim Dear’ımı

Sanırım yollarda olmanın en kötü yanı, sürekli birilerine “Hoşça kal” demek. Bunu da öğrenmeye başlıyordum.

Neyse gelelim 3 Şilili gezginlere. Onlarla tanışır tanışmaz kanım ısındı. Ertesi gün için de orada yapılabilecek en harika şeyin planını yaptık; Denize gitmek. Çünkü Karayipler’deydik. Birçok kez eğer cennet varsa, burası onun dünyadaki yansımasıdır diye düşündüğüm o güzel sahillerdeydik.

O gün de orada hayallerin gerçek olmasına şahit olduk. O inanılmaz doğa harikasına!

O doğa harikasından eve dönerken, Dear’ın evi sahilden biraz uzak olduğu için minibüse binmek ya da otostop çekmek gerekiyordu ki birçok insan sadece durakta bekler ve oradan geçen arabaların bazıları onları alır, gidilebilecek tek yön olduğu için de herkesi ana caddede bırakırlardı. İnsanlar da oradan evlerine yürürdü.

Durakta beklerken yaşlı bir adam durdu, biz de hemen atladık arabaya. Güven problemimiz yoktu biz 4 kız o da tek başına yaşlı bir adamdı. Neyse, daha sonra Fransızca bildiğini anlayacağım kızlardan biri öne oturdu. Adam da Meksikalı değildi zaten. Deniz kenarında lüks evleri olan ve onları AirBnb’ye kiralayan bir fransızdı. Bir şekilde öndekiler Fransızca konuşmaya başlamışken biz de arkada İngilizce bir şeyler geveliyorduk. Sonra Anita, (öndeki kız) hostel baktığımızı söylemiş. Çünkü kaldığımız yer sahile uzaktı. Yaşlı Fransız da benim evim boş hafta sonuna kadar orada kalabilirsiniz demiş. Sırt çantalı gezgin hayatı yaşıyorsanız bir kaç günlük lüks kaçamağa asla hayır diyemezsiniz. Biz de demedik.

Ama yine de inanamadık. Nasıl oldu da Karayipler’de havuzlu, lüks bir villada 3 gün bedava kalacaktık? Ya bizde şans vardı ya da adamda bir kurnazlık ama bu ikinci seçeneği kimse düşünmedi.  Evrenin güzel işleyişi olsa gerek diye düşündük.

Dear’a geçici bir veda ettikten sonra, o güzel eve gittik. Evde sıcak su bile vardı! Eğer Orta Amerika’ya hiç gitmediyseniz bunun nasıl bir ayrıcalık olduğunu bilemezsiniz.

Teşekkürler! Yaşlı Fransız.

Biz de ev sahibimize minnettarlığımızı göstermek için onu da akşam yemeğimize davet ettik.

Sonra hep beraber yuvarlak masada oturup, şarabın da etkisiyle harika yol maceralarına gömüldük. Tabi sohbet ilerledikten biraz sonra içimizden biri “Evinizin kapısını neden bize açtınız?” diye sordu. Hepimizin merak ettiği sorunun cevabı da bir o kadar mutluluk vericiydi.

Yaşlı Fransız, “Ben de sizin yaşlarınızdayken sırt çantamla gezerdim ve o zaman insanlar da bana kapılarını açardı. Şimdi artık benim sıram” dedi.

Hepimiz tatlı bir gülümsemeyle o zaman “Cheers” dedik ve şarabımızı da o mutluluğa dahil ettik.

Sonra konu aşka geldi. Nerede olduğunuzun, kiminle olduğunuzun hiçbir önemi yoktur, konu her zaman aşka gelir.

Yaşlı Fransız daha önceden evliymiş ve eşini kaybetmiş. Hala üzgün olduğunu ve onu özlediğini söyledi. Zaten bunu söylerken de anlardınız, gözlerini masaya dikmesinden.

Sonra yine bize baktı ve “Ama ben hala aşkın peşindeyim.” dedi. Sanırım yaşın bir önemi yok. Aşk için. Bunu da Meksika’da bir yerlerde dünyanın her yerinden insanlarla birazcık şarap içerken öğrendim.

Sanırım her zaman aşkı arıyoruz. Belki bu da yollarda olmamın bir sebebiydi.

Gerçi ben mutluydum. Ben yaşamaya aşıktım. Hayatımın nasıl her gün farklı olduğuna… Günü sadece başladığı için bile seviyordum. Çünkü hayallerimi gerçekleştiriyordum; Geziyordum.

Bazen de bir kişiyle gelen aşk ve onunla birlikte gelen güzel hatalar da geliyordu. Onları da seviyordum. Çünkü bir şeyler de öğrenmek lazımdı.

O gecenin sonunda mutluydum, böyle güzel insanlarla böyle bir sohbetin içinde yer aldığım için. Sanırım diğerleri de aynı şeyi düşünüyor olacak ki, onlar da mutlu gözüküyorlardı. Tabi şarabın da birazcık yardımı vardı.

Sonra düşündüm, bütün bu ihtimalleri ney bir araya getiriyordu?

3 Şilili, bir Türk kızın yaşlı bir Fransız’ın evinde bizi o yuvarlak masanın etrafında, Meksika’da toplayan şey neydi?

Belki adına birazcık kader birazcık da seçimler diyebiliriz. Ya da her neyse, fark etmezdi.

Sonuçta bir yerlerde güzel tesadüfler de oluyordu ve biz mutluyduk.

 

 

GÜZEL TESADÜFLER” için 2 yorum

    1. Cesaretimiz hiç kırılmasın! Umarım hep beraber hayal kurup yine onları beraber gerçekleştiririz Amigo.

Bir Cevap Yazın