UZUN VE UCUZA GEZ: İKİNCİ ADIM ⇓

1-YURT DIŞINDA ÇALIŞMAK

2-GÖNÜLLÜ OLMAK

3-COUCHSURFİNG KULLANMAK

4-HOUSE-SITTING YAPMAK

5-DÜNYANIN YERLİSİ OLMAK


 

 

On the Road – İsveç

 

13 ay çok komik bir parayla yurtdışında nasıl gezip, deli gibi eğlenip, yaşadığımdan bahsedeyim.

                                   1- YURT DIŞINDA ÇALIŞMAK

Eğer parayla bir yerlerde çalışmayı düşünüyorsanız, gelişmiş ülkeler dışında (Avrupa, Amerika…) vizesiz çalışmak mümkün. Ancak iyi bir düzeyde İngilizce bilmek zorundasınız ama yine de çok iyi paralar kazanmayı beklemeyin. Tabi ki uluslararası bir şirketle anlaşıp kendi alanınızda çalışmaktan bahsetmiyorum. Zaten ciddi işlerde vize de gerekli.

Bunun dışında benim yaptığım gibi sadece karın doyurmak, günü kurtarmak için iş bulabilirsiniz. Ancak bu size bağlı, tecrübelerinizin tabi ki de yardımı olacaktır.

Nikaragua’da çalıştığım Reillys Irish Bar

Ben Nikaragua/ Granada’da oranın en iyi barında part-time çalışıyordum. Benim için müziğin ve dansın olduğu yer, günde 10 dolar kazanıyor olsam bile çalışılabilecek en eğlenceli yerlerden biridir.

Gerçekten fakir ülkeler olduğu için oranın yerlisi gibi yaşayıp, alışveriş yaptığınız sürece az bir parayla, orada yaşayabilirsiniz. Tabi turistlerin gittiği yerler pahalı oluyor ama yine de Avrupa’dan ve Amerika’dan ucuz. Özellikle de alkol çılgınca ucuz.

Şu da aklınız da kalsın; iş bulmak her yerde kolay değil. Ancak sırt çantalıların, turistlerin çoğunlukta olduğu yerlerde, hostel ve bar da çok oluyor. Buralara gidip sorabilirsiniz. Zaten sizin için önemli olan, şehrin nüfusundan çok, gezgin ve turist sayısı. Çünkü siz muhtemelen o ülkenin dilini bilmediğinizden yabancılara hizmet veren yerlerde çalışacaksınız.

 

                                             2- GÖNÜLLÜ OLMAK

Gönüllü olmak için paralı programlara katılmanıza gerek yok. Workaway, Helpx gibi internet sitelerinden sadece üyelik için az bir para ödedikten sonra 2 yıl kadar kullanabilirsiniz. Üstelik benim de kullandığım Workaway’le dünyanın neredeyse her yerinde çalışmak mümkün.

Peki nasıl oluyor?

Önce üye olup gitmek istediğiniz ülkeleri araştırdıktan sonra oradaki ilanlardan beğendiğiniz yerlerin şartları da size uygunsa, profillerini okuduktan sonra mesaj gönderiyorsunuz. Onlar da olumlu veya olumsuz size dönüş yapıyor.

Genelde çalıştığınız işler, basit ve eğlenceli oluyor. Ben hep hostellerin barında çalıştığım için oldukça eğlendim. Zaten çoğunlukla haftada 25-35 saat arası çalışıyorsunuz.

Karşılığında ise size kalacak yer veriyorlar. Çoğu yer 3 öğün yemek de veriyor.

Bütün ayrıntılı bilgileri, web sitesindeki profillerinde görüp ona göre seçebilirsiniz.

Workaway kullanarak çalıştığım Hostel/Bar

Şunu da unutmayın: İngilizce çoğu zaman şart, eğer gittiğiniz ülkenin dilini bilmiyorsanız.

Ben, Guatemela’da 2, Nikaragua’da 3 hostelde çalıştım. Çok eğlendim, bir sürü harika insanla tanıştım. Bunu yapmanızı mutlaka tavsiye ederim. Hem kalmak ve yemek için para vermiyorsunuz, ki bu çok büyük bir tasarruf, hem de dünyanın her yerinden gelen gezginleriyle ve orada yaşayan insanlarla tanışma şansınız oluyor.

 

 

 

Ayrıca çalıştığım hostellerde, yerli öğretmenler tarafından ispanyolca dersleri veriliyordu. Bu yüzden çok ucuzdu. Saaati 3 dolara bile ispanyolca ders verilen hosteller gördüm. Çünkü o ülkelerde doların çok değerli olduğunu unutmayın.

→Sadece karada gönüllü olmak zorunda değilsiniz. Denizleri, okyanusları aşarken de para ödemeyip gönüllü olabilirsiniz.

Bu yazımdan okuyabilirsiniz.

 

                            3- COUCHSURFING KULLANMAK

Eğer az bir parayla gezip, gittiğiniz yerin yerli insanlarıyla tanışmayı, onlar gibi şehri görmeyi istiyorsanız ihtiyacınız olan uygulama: Couchsurfing.

-Tamamen ücretsizdir. Üye olmak için veya evlerinde kalmak için kimseye para vermiyorsunuz. İnsanlar, size kültürünüzü tanımak, hikayelerinizi dinlemek ve yardımcı olmak için kapılarını açıyor.

Türkçesi kanepe sörfü demek. Gerçi nerede yatacağınız pek belli olmuyor, kendime ait lüks bir odada kaldığım gibi, yerde şişme deniz yatağının üstünde, salondaki koltukta, evin bahçesindeki çadırda da uyumuşluğum var ama benim için en ilginç olanı; Hotel sahibinin odaları boş olduğunda Couchsurfing kullanması oldu. Kendime ait banyolu güzel bir odada hiç para ödemeden kaldım. Odanın fiyatı da 50 € gibi bir şeydi.

Almanya’da Couchsurfing kullanarak kaldığım oda

Yani seçenekleriniz sonsuz.

Couchsurfingi gittiğim çoğu ülkede tek başıma kullandım. Meksika, Norveç, New York gibi birçok yerde.

Peki, nasıl güvenip de hiç tanımadığın birinin evinde kalıyorsun gibi aklı başında herkesin soracağı soruyu, sormakta haklısınız.

Şöyle; bu uygulamayı kullanan herkesin bir profili oluyor, fotoğraflı ve kendini tanıtan birkaç başlık altındaki açıklamalarıyla birlikte. Facebook gibi de diyebiliriz ve herkesin referansları var.  Yani eğer birinde kaldıysanız ve kötü bir deneyim yaşadıysanız profiline negatif referans bırakabiliyorsunuz. O da bunu silemiyor. Aynı şekilde birileri de sizin hakkınız da negatif referans bırakabilir. Bunun da iyi yanı birinin evinde kalmak istediğiniz zaman negatif referansı olanları seçmiyorsunuz. En azından ben seçmiyorum.

Aynı zamanda hiç referansı olmayanları da seçmiyorum. Yani gittiğim her yerde en az 5-6 pozitif referansı olan insanları seçiyorum. Bu yüzden başıma hiç kötü bir şey gelmedi. Sanırım 15-16 defa başkalarının evinde kaldım.

Ayrıca pozitif referanslarım olduğum için kalacak yer bulmak konusunda da sıkıntı yaşamadım. Tabi kadın olmak da ayrıca bir artı.

Host bulmak için birkaç tavsiye vereyim;

  • Evinde kalmak istediğiniz insanlara mesaj gönderirken profillerini mutlaka okuyup kişiye özel mesaj gönderin. Yani kopyala-yapıştır yaparsanız bu anlaşılıyor ve size genelde dönmüyorlar.
  • “Next trip” diye bir post paylaşabiliyorsunuz ve bunu o şehirdeki bütün kullanıcılar görüyor. Bazen de hiç kişisel mesaj atmadan size teklif gönderenler de oluyor.
  •  Son dakikada teklif göndermek ya da post paylaşmak işinizi zorlaştırır. Ben ortalama 5 gün önceden ayarlıyorum.

Her zaman host bulamayabilirsiniz ama ben hep kalacak bir yer buldum.

Bir de, götürebildiğim her zaman ev sahiplerine küçük hediyeler götürüyorum. Sonuçta insanlar size karşılıksız evlerinin kapılarını açıyor. Böyle küçük incelikler de yapılmalı.

-Şunu da ekleyeyim; siz de yaşadığınız yerde gezginlere evinizin kapısını açabilirsiniz. Bu, size başka bir ülkeden arkadaş edinip onlara yardımcı olabilme şansı verir. Üstelik ingilizce öğreniyorsanız konuşarak pratik yapma imkanınız da olur.

 

                                  4- HOUSE-SITTING YAPMAK

 

House sitting; başkasının eviyle onlar yokken ilgilenmek. Çoğu zaman insanların house-sitter bakmalarının sebebi; ev sahipleri tatildeyken veya evden uzakken onların evcil hayvanlarıyla ilgilenecek birilerine ihtiyaç duyuyor olmaları. Bu yüzden dünyada bunu yapan bazı web siteleri var. Çoğunda kayıt olurken bir miktar para ödüyorsunuz ve 1 yıllık üyeliğiniz oluyor.

Eğer hayvanları seviyorsanız dünyanın her yerinde konaklamaya para vermeden kalabileceğiniz güzel bir ex-change programı. Bazı evler oldukça lüks de olabiliyor ve ne kadar süre kalacağınız web sitelerinde ayrıntılarıyla birlikte gösteriliyor.

Bazı House-sitting siteleri:

Mind My House→ Yıllık üyelik: 20 dolar

HouseCarers Yıllık üyelik: 50 dolar 

                               5- DÜNYANIN YERLİSİ OLMAK

 

Dominik Cumhuriyeti / Las Terrenas >  Merhaba Dünyalı!

 

Gittiğiniz ülkelerde turist olmayın, yerel halka karışın hayatlarını görün, yemeklerini yiyin, kültürlerini anlayın.

Ayrıca yerel olduğunuz her yerde daha ucuza yaşarsınız.

YEREL PAZARLARA GİDİN

Bunun için de yerel pazarlar: Yemeğinden kozmetik ürünlerine, kıyafetlerden kasabına kadar her şeyi bulabileceğiniz eşsiz yerler.

Yemekleri buradan yiyerek, eğer siz pişirecekseniz meyve-sebze ürünlerini (et ürünlerini almayın ) buradan alarak çok ucuza getirebilirsiniz.

Unutmayın yerel halk için olan her şey çok uygun turistler içinse daha farklı fiyatlar var. Bu yüzden pazarlık yapmak çoğu zaman işe yarar.

→Bu bahsettiklerim gelişmemiş ülkeler için daha doğru olur. Çünkü zaten Avrupa’da, Amerika’da vs. maddi olarak turist-yerel yaşam farkı yok.

Leon – Nikaragua

CHİCKEN BUS KULLANIN (Orta Amerika’da)

Şehirler arası ulaşım için de genelde 2 tip otobüsler oluyor:

  • Chicken Bus: Daha ucuzdur →Chicken Bus Nedir? yazımda ayrıntılı okuyabilirsiniz.
  • Ekspres: turistlerin daha çok kullandığı otobüsler. Bunlar daha pahalı,konforlu ve daha hızlı oluyor. Uzun yolculuklarda bunu tercih etmek daha mantıklı olabilir.
Chicken Bus

 

OTOSTOP ÇEKİN

Otostop çekerek harika insanlarla tanıştım. Bunu Güzel Tesadüfler yazımda okuyabilirsiniz.

Kesinlikle ulaşımın en eğlenceli yolu. Yalnız olunca biraz daha zor olabiliyor belki ama her zaman düşünebileceğiniz bir seçenek.

Bunu sadece ucuza gezmek için yapmayın. Güzel maceralar yaşayın!  Özellikle tek başına gezen bir kadın olarak şunu da söylemek bir başka tat veriyor insana:

“Meksika’da otostop çektim.”